Ve
eğer Melissos çalışmasına "Doğa Üzerine" ya da "Varolan
Üzerine" adını vermişse, açıktır ki doğayı varolanlar ve doğal
nesneler olarak, e.d. algılanabilir nesneler, varolan şeyler olarak
düşünmüştür. Belki de Aristoteles'in onun varolanı bir olarak bildirirken
algılanabilir tözlerden ayrı olarak başka hiçbirşeyin olmadığını kabul
ettiğini söylemesinin nedeni budur. Çünkü algılanabilir olanın açıkça
var göründüğü verildiğinde, o zaman eğer varolan tek ise, algılanabilir
olandan ayrı olarak başka hiçbirşey varolmayacaktır. Melissus der ki,
Çünkü
eğer sonsuz ise bir olacaktır. Çünkü eğer iki ise, sonsuz olamazlar
ama birbirlerine karşı sınırları olacaktır. [B 3]
Ama
Melissos arkaik bir biçemde ve kapalı olarak yazdığı için, o arkaik
tümcelerini kendilerini açıklayalım ki onları okuyanlar daha uygun yorumlar
arasında daha doğru olarak yargıda bulunabilsinler. Şimdi, daha önceki
sözlerini bir vargıya getirerek ve değişimin irdelenişini sunarak, Melissos
şunları söyler:
O
zaman bu yolda bengidir ve sonsuzdur ve birdir ve bütünüyle türdeştir.
Ve ne yokolacak ne büyüyecek ne düzenini değiştirecek ne de acı çekecek
ya da üzüntüye kapılacaktır. Çünkü eğer bu şeylerden herhangi biri
ile karşılaşsaydı bundan böyle bir olmayacaktı.
Çünkü
eğer değişirse, zorunlu olarak varolan türdeş olmayacak ama daha önce
varolan yokolacak ve varolmamış olan varlığa gelecektir. Şimdi eğer
on bin yılda bir saç teli kadar değişecek olsaydı, zamanın bütününde
bütünüyle yokolurdu.
Ne
de düzeninde değişebilir. Çünkü daha önceden varolan düzen yokolmaz
ne de varolmamış olan varlığa gelir. Ve hiçbirşey eklenmediği ya da
yokolmadığı ya da değişmediği için, varolan birşey nasıl olur da düzenini
değiştirebilir? Çünkü herhangi bir yolda değişecek olsaydı böylelikle
düzeninde de değişmiş olurdu.
Ne
de acı çeker. Çünkü acı çekseydi, bütün olarak varolmazdı; çünkü acı
çeken birşey her zaman varolamaz, ne de sağlıklı olanla eşit gücü
vardır. Ne de acı çekseydi türdeş olurdu; çünkü birşeyin yitmesi ya
da eklenmesi yoluyla acı çeker, ve bundan böyle türdeş olmazdı. N
de sağlıklı olan acı çekebilir; çünkü varolan sağlık yiter ve varolmayan
varlığa gelirdi.
Üzüntüye
kapılmaya gelince, acı çekme durumunda olanla aynı uslamlama geçerlidir.
Ne
de herhangi bir bakımdan boştur. Çünkü boş olan hiçbirşeydir; ve böylece
hiçlik olmakla varolmazdı.
Ne
de devinir. Çünkü geri çekilecek hiçbir yolu yoktur ama doludur. Çünkü
eğer boş olsaydı boş parçasına geri çekilirdi; ama boş olmadığı için
geri çekilecek hiçbir yeri yoktur. Ve yoğun ve seyrek olmayacaktır.
Çünkü seyrek olan yoğun olan kadar dolu olamaz, ama seyrek olan böylelikle
yoğun olandan daha boş olur. Dolu olan ve dolu olmayanı şu yolda birbirinden
ayırdetmelisin: Eğer boyun eğer ya da alırsa, dolu değildir. Eğer
ne boyun eğer ne de alırsa, doludur. Şimdi zorunlu olarak eğer boş
değilse doludur. Böylece eğer dolu ise devinmez.
Melissos'un
söyledikleri bunlardır.
(Simplicius, Fizik
Üzerine Yorum, 111.15-112.15)
Tek
varlıkları, bölünemez olmakla, cisimlerin olduğu yolda sonlu ya da sonsuz
olmayacaktır. Çünkü Parmenides cisimleri sanı nesneleri arasına koyar,
ve Melissos şöyle der:
Bir
olmakla, bir bedeni olamaz. Ama bir kütlesi olsaydı, parçaları olur
ve bundan böyle sonsuz olmazdı.
(Simplicius, Fizik
Üzerine Yorum, 87.4-7)