Xenofanes
![]() |
Eleatik Okulun düşünürleri Xenofanes, Melissos, Parmenides ve Zenon'dur. Okulun kurucusu Xenofanes'tir ve Parmenides Xenofones'in öğrencisi olarak görülebilir. Melissos ve özellikle Zenon ise Parmenides'in öğrencileridir. Aristoteles (Metafizik I.5) ilk üçünü şöyle betimler:
|
|
|
Yazıları. Doğa Üzerine (Peri FusevV) bir kitap yazdı. Kimi dizeleri saklanan bu çalışmasında güçlü uslamlama göstermez. Hegel'in notu: Bonn kentinden Professor Brandis Xenofanes'in yapıtından kalan kimi dizeleri biraraya topladı ve onları Parmenides ve Melissus'un fragmanları ile birlikte “Commentationum Eleaticarum, P. 1,” başlığı altında 1813'te Altonæ'de yayımladı. |
|
Xenofanes gerçek varlığın Bir olduğunu ileri sürdü ve ona Tanrı dedi.
Birlik üzerine bu vurgu çokluğun yadsınmasıdır, çünkü çokluk ayrımı, sınırlı olmayı, sonlu olmayı imleyecektir. Ama Eleatikler gerçekliğin ilksiz-sonsuz olduğunu bulmuşlardır, ve izledikleri mantık Bir ile bağdaşmayan herşeyin yadsınmasını gerektirir. Duyusal dünya Bir ile bağdaşmaz, çünkü değişim içerir. Eleatiklerin düşüncelerinin çıkış noktası değişimin yokluğudur. Tüm duyusal dünya değişim içindedir. Ama değişim — ortaya çıkış ve ortadan yitiş — gerçek varlık olamaz, çünkü geçici olan gerçek varlık taşımaz. Varlık böylece değişmeyene, sonlu olmayana, yitmeyene yüklenir. Bu ise Bir ya da Tanrıdır. Çünkü bir parçası olmayandır, böylece başlangıcı, sonu vb. yoktur, yaratılmış olamaz ve yitici olamaz. |
|
İskenderiyeli Klemens Xenofanes'ten şunları aktarır (Strom. V. 14, s. 714):
Aslında Tek Tanrının 'en büyük' olması onun yanısıra başkalarının da olduğunu, böylece onun sınırlı, sonlu olduğunu imler. Eleatik düşünür bu olgunun bilincinde değildir. Ama "ölümlülere benzemezlik" açıkça bu çelişkiyi gidermek için amaçlanmıştır. |
|
Sextus Empiricus ise şunları aktarır (Matematikçilere Karşı, IX, 144):
Digones Laertius bu sözlere şunu ekler: "Düşünce ve Us herşeydir ve ilksiz-sonsuzdur." Bu önermesi ile Xenofanes duyusal algıya ve ona bağlı tüm tasarımlara Gerçekliği, Varlığı yadsır: Tüm doğuş ve yitiş, devim ve değişim duyusal algı dünyasına ait yanılsamalardır. Öznel yandan bakarsak, doğal-duyusal bilincin kendisi tüm içeriği ile birlikte bir yanılsamalar yapısıdır. Xenofanes duyusal algıyı bir bilgi kaynağı olarak değil, ama yalnızca sanı ya da görüş kaynağı olarak görür ve Gerçek Varlığın ancak düşünce tarafından bilinebileceği sonucunu çıkarır. |
|
Burada düşünce ilk kez duyusalın sonluluğunun üzerine yükselir. Ama ilk kıpı Analitik Anlağın kıpısıdır, soyut, yalın, belirlenimsiz Varlık olarak Varlıktır. Eleatikler bu saltık soyutlama ile birlikte bilgiyi de olumsuzladıklarını, çünkü bilginin, belirli bilgi olarak, olumsuzlama kapsayacağını, ya da soyut Varlığın salt belirlenimsizliği nedeniyle bilinebilecek hiçbirşey kapsamadığını düşünmediler. |
|
Bu saltık olarak olumlu kavram (Varlık) kaçınılmaz olarak olumsuzu ile, Yokluk ile birlik içindedir, ve Eleatikler bunun bütünüyle bilincinde olduklarını kendi analitik bakış açılarından olumsuz olarak anlattılar: Oluş olanaksızdır. Çünkü Yokluğun Varlığını doğrulamayı gerektirir. Bu Eytişim kendini daha sonra Zenon'un paradokslarında düşüncenin bugün de diriliğini ve önemini yitirmeyen özsel işleyişi olarak sergiler. Eleatikler analitik düşüncenin kendi mantığını izlediler ve buna göre hiçbirşeyin ortaya çıkamayacağını, Oluşun bütünüyle olanaksız olduğunu gördüler. Bu eytişim Aristoteles'in çalışmasında bulunur (De Xenofane, Zenone et Gorgia, c. 3):
Benzerlik doğurma ve doğurulma arasındaki ayrımı siler.
Aynı şey Panteizm ya da Spinozacılık için de geçerlidir, çünkü ex nihilo nihil fit, yokluktan yokluk gelir. Panteizm Doğayı Tanrı olarak, Bir olarak, gerçek Varlık olarak görür, ve ona tüm belirlenimi, tüm olumsuzlamayı ve böylece genel olarak Oluşu yadsır.
Bu uslamlamaların ilkesi A = A ya da özdeşliktir. Birşey salt kendine özdeştir, ve karşıtlık içermez. A ancak A olabilir, hiçbir zaman B olamaz çünkü B olması onu içermesi ve böylece A olmaması, çoklu, ayrımlı olması, kendisi ve başkası olması demek olacaktır. Devimin, genel olarak değişimin yadsınması Eleatik soyut Anlak mantığının biricik tutarlı sonucudur. Dahası, Bir hiçbir belirlenim içermemelidir, çünkü belirlenim ancak olumsuz olanı içerdiği ölçüde belirlenimdir, ama Bir hiçbir olumsuzluk, hiçbir yokluk içermez. Tanrının en olgusal Varlık olduğu, Bir olduğu, hiçbir olumsuzlama içermediği, sonluyu bütünüyle dışladığı vb. yolundaki daha geç çıkarsamalar tam olarak bu zamanüstü, soyut, analitik Eleatik ilke üzerine dayanırlar. Doğal bilinç sonluya, görüngüsel ve geçici olana Varlık yükler. Eleatikler bunu yapmazlar. |
Sextus Empiricus (Matematikçilere Karşı) Xenofanes'ten şu alıntıyı yapar:
Sextus Empiricus şunları ekler:
Xenofanes bir yanda Varlığın bilinci, ve öte yanda sanı bilinci olarak iki tür bilgiyi kabul eder, ve sanıyı kınayan Parmenides'in tersine, Xenofanes sanıyı ölçüt yapar. |
|
Panteizm. Eleatiklerin Panteizmi özdeşlik ilkelerinin vargısıdır: Yalnızca tüm belirlenimi dışlayarak kendine-özdeş kalan Bir vardır. Bu zeminde, Eleatik düşünür için duyusal olan da gerçekte Tanrının kendisinden başka birşey değildir. Değişim sonlu şeyleri ilgilendirir. Ama değişim bir yanılsamadır, ve — mantıksal olarak kavranışı ne denli güç olursa olsun — görgüngü-değişim dünyasının kendisi gerçekliğinde Tanrıdır. Tanrıyı görüngü karşısında sonsuz olarak alan bakış açısından ayrı olarak, görüngüyü yokluk olarak alan bakış açısı sonluyu sonsuza karşıtlık içinde görmez. Eleatiklere kendi bakış açılarından bakmadıkça, Panteizmlerini kavrayamayız. Bir karşıtını dışladığı için, Eleatik düşünür için hiçbir çıkarsama ya da ayrımlaşma öğesi de yoktur. Bu anlak soyutlamasında hiçbir ayrım, hiçbir belirlenim, hiçbir olumsuz yoktur. Devim, değişim yoktur. |
|
Xenofanes için Birin bilgisi tanrısaldı: Salt olumsuz bir eytişim ki ilişkide olduğu tüm belirlenimi yalnızca yokeder. Duyusal dünyaya ve bu dünya üzerine sonlu düşünce belirlenimlerine yaklaşımı Yunan mitolojisini çürütmesinin mantıksal zeminin sağlar.
Hesiodos ve Homeros'un tanrılarına saldırısı şöyledir:
|
|
Ama gene de Birin yalınlığını, belirlenimsizliğini bozmak ve görüngüler üzerine de düşünmek zorundadır:
|
|
GELİŞTİRİLİYOR |