Ön-Rafaelit
Kardeşlik
Ön-Rafaelit Kardeşlik (Pre-Raphaelite
Brotherhood) 1848’de bir küme İngiliz ressamı ve düşünürü tarafından kuruldu.
Kurucular o zamanlar üçü de Royal Academy’de okuyan yirmi yaşındaki Dante
Gabriel Rossetti, ondokuz yaşındaki John Everett Millais ve yirmibir yaşındaki
Holman Hunt’tu. Üçü de zamanın Victorian özdekçiliğine ve kendi okulları,
o günün egemen sanat okulu Londra’daki Royal Academy’nin bayat ve katı
olarak nitelendirdikleri geleneklerine karşı çıkıyordu. Etkilendikleri
sanatçılar Rafael’in kendisi ve onu önceleyen geç Rönesans ressamlarıydı.
Ön-Rafaelitlerin önlerine koydukları amaç bu sanatçıların yöntemlerinden
yararlanarak daha da iyisine ulaşmaktı.
Bir sanat eleştirmeni ve Dante
Gabriel Rosetti’nin kardeşi olan William Michael Rosetti’nin sözleriyle,
kardeşliğin ereği
Kümedeki sanatçılar esinlerini
önceleri İncil, tarih ve şiirlerden aldılar. Ama çok geçmeden modern yaşamı
ve doğal gerçekçiliği de resimlerine kattılar. Ön-Rafaelit sanat çok geçmeden
antik, romantik ve törel değerlere verdiği vurguyla dikkatleri çekmeye
başladı. Sanatçılar kardeşliğin kısa yaşam süresinde (10 yıldan daha
az bir süre dayandı) sayısız tema ve karakterle çalışmayı başardılar.
Shallot
Güzeli
Ophelia
Psyche
miti
Sirenler
Su
Perileri
Victorian
* * *
Ön-Rafaelit ressamların en etkileyici
özelliklerinden biri tablolarındaki aydınlıktı. Bu aydınlığa ulaşmak için
kendilerine özgü bir yöntemleri vardı. Resimlere başlamadan önce tuvalleri
beyaz, ıslak boyayla kaplıyor, ardından beyaz boya kurumadan resimi yapmaya
girişiyorlardı. Bu ıslak-üstüne-ıslak yöntemi tüm resimlerine daha önceleri
pek görülmeyen bir aydınlık kazandırıyordu. Onları önceleyen ressamlar
çoğunlukla tablolarına karanlık bir have vermeyi ister, ve bunun için petrolden
türetilen bazik bir boya türü kullanırlardı.
Ön-Rafaelitleri dönemin geri
kalan ressamlarından ayıran bir başka nokta da gerçekçilikleriydi. Işığı
özeksel özneye düşürme ve tablonun geri kalanını koyultma uygulamasını
redderiyorlardı, çünkü böyle birşeyin doğada hiçbir zaman görülmüyordu.
Bunun yerine dikkatli incelemelerle doğada görülen gerçek ışığı kullanmaya
çalışıyorlardı. Bunun yanısıra, ayrıntıya da büyük önem veriyorlardı—ki
bu, da eskilerin yalnızca en önde görülen nesneleri vurgulamak için arkada
kalanları yalınlaştırma yönteminlerine ters düşüyordu. Gerçekçilik arayışları
sonunda onları insan betileri çizme konusunda da yeni yollara başvurmaya
götürdü. Ön-Rafaelitler zamanın usta modellerinin doğal ve içten olmayan
pozlarından kaçınmak için amatör modellere başvurdular. Rosetti Erden Meryem’in
Çocukluğu (The Girlhood of Mary Virgin) adlı tablosunda kız kardeşini,
annesini ve hizmetçilerini kullanmıştı.
Kardeşliğe gelen tepkiler çoğunlukla
olumsuzdu. Royal Academy’nin önceden bilinebilecek eleştirileri dışında
bir de Charles Dickens gibi halk tarafından yaygın olarak tanınan adlar
da onlara karşı çıkıyorlardı. Dickens her ne kadar "öykünme konusundaki
şaşırtıcı güçlerini" kabul etse de, gerçekçi sahnelerde dinsel kişiliklerin
kullanılmasından oldukça rahatsız olmuştu. Yine de, Ön-Rafaelitler zamanın
eleştirmelerinden John Ruskin ve Ford Madox Brown gibi sanatçılardan destek
alarak güçlendiler. Çok geçmeden Royal Academy’nin kendi sanatçılarından
bile ‘Akademik’ yöntemlerden vazgeçerek Ön-Rafaelit biçemlere kayanlar
oldu.
. . .
Amaçlarındaki içtenliklerine
karşın, Kardeşliğin daha başından bağlılığı sürdürebilme gibi bir iç sorunları
vardı. Kümeyi yöneten üç ressam kimlerin üyeliğe kabul edilecekleri konusunda
sık sık anlaşmazlığa düşüyordu. Ayrıca her birinin kendine özgü sanatsal
erekleri vardı, ki bunlar zaman zaman onları biraraya getiren ereklere
ters düşüyordu. 1851 sıralarında küme yavaş yavaş dağılmaya başladı. Resimlerine
halkın gösterdiği tepkiden yılan Rosetti onları sergilemekten vazgeçti
ve şairliğe daha çok önem vermeye başladı. Millias ve Hunt başka yönlere
döndüler. Hunt resimlerine güçlü ve açık bir törel içerik vermeye çabalarken,
Millais ise resmi seyredenin duygusallığını yakalamanın daha önemli olduğunu
düşünüyordu. 1853’de Ön-Rafaelit Kardeşlik dağıldığını açıkladı.
Doğallıkla, dağılmaları onları
yoketmedi. Arkalarında birbirinden güzel sayısız tablo kalmıştı ve bu tabloların
ressamları henüz resim yapmayı sürdürüyordu. 1858’de Rosetti bir küme genci
alıp onlara ıslak-üzerine-ıslak yöntemiyle resim yapmayı gösterdiğinde
bu biçemin uygulanışında yeni bir diriliş görüldü. Bu gençler arasında
geleceğin usta sanatçılarından Edward Burne-Jones ve William Morris de
vardı.
(Sergide
adı geçen bazı ressamlar (Winterhalter, Alma-Tadema gibi) doğrudan Ön-Rafaelit
Kardeşliğe bağlı değillerdi. Ama seçtikleri konular ve onları uygulayış
biçimleri kardeşliğe büyük benzerlikler gösterdiği için sergide resimleri
görülür.)