(1879-1955)
Münih
1889. Okul sınıf fotoğrafı
Küçük Einstein ön sırada
sağdan ikinci
1879 Albert Einstein 14 Mart 1870’da Ulm, Baden-Württemberg,
Almanya’da doğdu. Ailesinin elektrik makineleri üreten bir dükkanı vardı.
Bir Yahudi olmasına karşın Münih’te bir Katolik eğitimi aldı. Okul yıllarında
parlak bir öğrenci olmak bir yana, tersine öğreniminde yavaştı.
1894 İş yaşamında başarısızlığa uğrayan Aile Milano’ya
gitti. Albert lise eğitimini sürdürdü. Ama başarısızdı ve öğretmenlerinin
öğüdünü dinleyerek okuldan öğretimini tamamlamadan ayrıldı. Biraz değişik
bir başka anlatıya göre, 15 yaşında daha şimdiden çalışmasını kendi matematik,
fizik ve felsefe kitapları üzerinde yoğunlaştıran Einstein’ın sınıfta bulunması
olgusu öteki öğrencilerin öğretmene saygılarını yokettiği için öğretmenlerinden
biri okulu bırakması önerisinde bulundu.
İtalya’da yarı-yıllık bir tatilden sonra İsviçre’de girdiği
Federal Uygulayımbilim Kurumusınavını kazanamadı. Aarau’da bir İsviçre
okulunda okuması öğütlendi. Burada öğretmenleri daha yumuşak ve daha hoşgörülüydüler.
James Clerk Maxwell‘in elektromanyetik kuramını incelemeye başladı.
Einstein kız kardeşi
ile
Einstein’ın Aarau okulu
için
Fransızca’da yazdığı
deneme (Staatsarchiv Kanton Aargau).
(Mektubun bir çevirisi
için
buraya basın)
Aarau okulunu bitirdikten sonra Einstein
Federal
Uygulayımbilim Kurumuna girdi. Hiçbir zaman iyi bir öğrenci olamayacağını
kabul eden Einstein bu eksikliğini arkadaşı Marcel Grossmann’da giderdi.
Kendisi kütüphane ya da laboratuarda çalışırken, Marcel matematik derslerinde
tuttuğu harika notları sınav öncesinde arkadaşı ile paylaştı. Einstein
daha sonra ‘‘Eğer bu notlar olmasaydı ne olacağını düşünmesem daha iyi
olur’’ sözleriyle dostuna saygısını kabul etti.
Marcel Grossmann ile
Maxwell ile tanışıklığının yanısıra, Einstein yeni dostu
mühendis Michele Besso aracılığıyla Ernst Mach’ın yazıları ile tanıştı.
Düşüncelerinde bir daha etkisinden kurtulamayacağı kuşkucu dönüş yer aldı.
1900 İyi olmayan bir derece ile okulu bitirdi.
Bir üniversite öğretmenlik işi bulmaya çalıştı. Ama İsviçre yurttaşı değildi,
ve üstelik bir Yahudiydi.
1901 Ders notlarını kullandığı arkadaşının babasının
nüfuzuyla Berne’de Patent Bürosunda bir ast memur olarak iş buldu. Üniversite
ile herhangi bir bağıntısı olmaksızın fizik çalışmalarını sürdürdü.
Bern’deki patent bürosu
1903 Einstein sınıfındaki tek kız öğrenci olan
Sırp Mileva Mariç ile evlendi. Mariç’ten bir kız çocuğu oldu. Einstein
kızını bir evlatlık olarak verdi. 1904’te bir oğlu, ve 1910’da ikinci bir
oğlu doğdu.
Einstein’ın ilk karısı
ve iki oğlu
Einstein, Mileva, ve
ilk oğulları
1905 Bu yıl Einsten’ın tansıklar yılı oldu. Alman
Fizik Yıllığında (Annalen der Physik) beş denemesi yayımlandı, ve
aynı yıl Ph.D.’sini kazandı.
Denemelerden biri belli metallerin üzerine düşen ışığın
elektron yayılımını uyarmasını sağlayan fotoelektrik etki ile ilgiliydi.
Lenard 1902’de yayılan elektronların erkelerinin ışığın yeğinliğine bağımlı
olmadığını bulmuştu. Parlak bir ışık daha büyük bir sayıda elektronun yayılımına
neden oluyor, ama bunların erkelerinin artmasına yol açmıyordu. Bilinen
fiziksel kuramlar bu etkiyi açıklıyamıyordu. Einstein fenomene Planck’ın
beş yıl önce geliştirdiği nice kuramını uyguladı. Işığın tikel bir dalga
boyunun, değişmez erke içerikli nicelerden (fotonlardan) yapılmış olduğu
için, bir metal atomu tarafından soğrulacağını ve yalnızca değişmez erke
içerikli bir elektronu dışarıya atacağını ileri sürdü. Her durumda, elektronun
erkesi dalga boyu tarafından belirleniyordu—erke yeğinliği kısa dalgalı
ışıklarda daha yüksek, ve uzun dalgalı ışıklarda daha zayıf olmak üzere.
(Einstein 1921 Nobel fizik ödülünü görelilik kuramı ile değil ama bu kuramı
ile kazandı.)
Bern’deki eski saat kulesi
Eğer bir saatten uzaklaşırken
ona bakıyorsak, gördüğümüz ışık bize saatin o kıpıdaki durumunu iletir.
Eğer devimimiz ışık hızına yakınsa, özel görelilik kuramına göre, gördüğümüz
saat yavaşlayacaktır. Ama aslında, yine görelilik kuramına göre, yavaşlayan
kendinde saatin Devimi değil ama Zamanın kendisi olacaktır. Einstein bu
‘fenomeni’ ‘zamanın esnekliği’ olarak yorumladı. Onu bir algı sorunu olarak
görmedi. Evrende değişebilen birşey fiziksel, daha tam olarak özdeksel
bir şeydir. Zamanın değişkenliği, Uzayın değişkenliği ile birlikte, uzay-zaman
dediği bir yumuşakçanın konutlanmasına götürdü. Einstein bu konutlamayı
tutarlı kılabilmek için, bir a priori bilim olarak Geometriyi de çöpe attı.
Geometri diye kavramsal bir uzay biliminin, saltık olarak gerçek belitleri
ile bir us biliminin olmadığını buyurdu. Pekçok fizikçi bu ‘yoruma’ geometrinin
‘fizikselleştirilmesi’ olarak bilgiçlik içinde baş salladı. Geometrinin
kavramsal alanların, oylumların, çizgilerin değil ama fiziksel nesnelerin
‘yasaları’ ile ilgilendiği kabul edildi.
Einstein aynı yıl Michelson-Morley deneylerinin sonuçları
üzerine özel görelilik kuramını geliştirdi. İlk olarak boşlukta ışık hızının
ışık kaynağının ya da ölçüm noktasının devimine bağlı olmaksızın değişmez
olduğunu varsaydı. Sonra etherin gereksiz olduğunu, ışığın yayılmak için
herhangi bir ortama gereksinen dalga ile karşıtlık içinde, nicelerde yayıldığını
kabul etti. (Bu parçacık-benzeri ışık biçimine on yıl sonra Compton tarafından
foton adı verildi.) Newton’un parçacık ışık kuramına geri döndü. Etherin
yokluğunda saltık devim/dinginlik kavramları gereksizleşti. Tüm devim göreli
oldu. Bu aşamada kuram yalnızca ivmelenmeyen devime sınırlı olduğu için
‘özel’ görelilik kuramı olarak adlandırıldı. Kuram Maxwell eşitliklerini
korudu, ve FitzGerald’ın uzunluk-kısalması etkisinin ve Lorentz’in kütle
artışı etkisinin çıkarsanmasına izin veriyordu. Daha fazlasına da izin
veriyordu. Geçen zamanın devim tarafından etkilenmesi eşzamanlılığın da
bir yanılsama olduğu, nedensellik kavramının/olgusunun gereksiz olduğu
sonucunu getirdi. (Einstein daha sonra Kopenhag nice kuramcılarına karşı
determinizmi savundu.)
1909 Einstein Zürih Üniversitesinde kötü bir ücretle
bir profesörlük buldu. Ama dikkatleri çekmeye başlamıştı. Max Planck ile
tanıştı. Prag’daki Alman Üniversitesinden tam profesörlük için bir çağrı
aldı. Burada Paul Ehrenfest ile tanıştı ve onunla birkaç saat içinde arkadaş
oldu.
1912 Einstein İsviçre Federal Uygulayımbilim Kurumundan
profesörlük kabul etmesi için bir çağrı aldı. Orada şimdi bir matematik
profesörü olan Grossmann ile yeniden buluştu ve birlikte matematik çalıştı.
Genel görelilik kuramına doğru çalışması için zorunlu gördüğü kuram ve
uygulayımları öğrenmeye başladı. Orada bir başka arkadaşı Frederich Adler
tarafından II. Enternasyonel çevresi ile tanıştırıldı.
1913 Berlin’de Planck’ın desteğiyle Kaiser Wilhelm
Fizik Kurumunda bir görev aldı.
1914 I. Avrupa Savaşı başladı, ama bir İsviçre
yurttaşı olan Einstein bundan etkilenmedi. Barıştan yana bir bildiriye
imza verdi. Aynı yıl Alman hükümeti Einstein’a Berlin’de bir üst araştırma
konumu ve saygın Prusya Bilimler Akademisinde bir üyelik sundu. Einstein
Alman yurttaşlığından vazgeçmiş olmasına karşın, teklifin çekiciliğine
dayanamadı. Einstein ayrıca ünün çekiciliğine de dayanamadı ve karısına
ayıracak zaman bulamadı. Mileva ‘sevgi açlığı çektiğini’ yazdı. Einstein
kuzeni Elsa Löwenthal ile ilişkiye girdi. Mileva’dan o yıl ayrıldı ve 1919’da
boşandı.
1915 Daha sonra Genel Görelilik Kuramı olarak bilinecek
olan denemesini yayımladı. Kuram ilk olarak bir gezegenin günötesindeki
kaymanın olanağını açıklıyordu. İkinci olarak ışığın yeğin yerçekimi alanlarında
bir kızıla kayma yapacağını gösteriyordu. Üçüncü olarak görelilik kuramı
ışığın yerçekimi alanı tarafından saptırılmasının mekanik kuramın öngördüğünden
çok daha fazla olduğunu gösteriyordu.
1918 Einstein Alman Demokratik Partisinin doğuşunu
bildiren manifestoyu imzalayan ilk kişilerden biri oldu ve daha sonra Alman
yurttaşlığını kabul etti.
1919 İki kız çocuğu olan Elsa Löwenthal ile evlendi.
Einstein, Elsa ve Elsa’nın
kızı
Genel görelilik kuramını sınamak için, 1919 Mayısındaki
tam güneş tutulmasından yararlanarak Güneşin yakınındaki yıldızların fotoğraflarını
çekmek üzere Batı Afrika kıyılarındaki bir adaya ve Brezilya’ya sefer için
hazırlıklar yapıldı. Gözlemler yapıldı ve yıldız ışığında Einstein’ın öngördüğü
sapmalar saptandı. Sonuçların ayarlandığı yıllar sonra gösterildi. Bu konuda
Münih Üniversitesi Gözlemevinden Schmeidler 1964’te ‘‘The Einstein Shift
— An Unsettled Problem’’ başlığı altında bir yazı yayımladı. Ama sirk açılmıştı,
ve hiç kimse kuramın popülerleşmesini önleyemezdi.
Güneş tutulması ve yıldızlar
Büyük görüntü için resmin üzerine basın
İngiliz gazeteleri ‘‘Devrim: Newton fiziği yıkıldı!’’
manşetleri ile çıktılar.
Amerika yolunda Einstein
ve Elsa
SS Rotterdam güvertesinde.
(Einstein 1921’de
Amerika’da
coşkuyla karşılandı. Zamanın ünlü
boksörü Mr. Dempsey ile tanıştı. Amerika
Yerlileri de herkes gibi Einstein’ın kuramını doğruladılar. Einstein
zamanla İtalya’da bira konusunda içgüdüye karşı sağduyunun
(la ragione) sesi olarak da kabul edildi.)
1920 Almanya’nın Savaşta yenilgisiyle işçi ve asker
konseyleri çoğalmış, ‘devrimlerin’ ardı arkası gelmiyordu. Einstein genç
Weimar Cumhuriyetinin resmi olmayan sözcüsü olarak Almanya’nın eski düşmanlarının
sürmekte olan düşmanca tutumlarını protesto etti ve Belçika’da toplanan
Üçüncü Solvey Kongresine katılmadı. Militarizme karşı eylemlerini sürdürdü.
1920, tekerkçilerin ayaklanması,
Kapp
Putsch
‘‘Kentte korkunç bir sefalet ve açlık var,’’ diye yazıyordu
Einstein. ‘‘Çocuk ölümleri olağanüstü yüksek. ... Hükümet bütünüyle güçsüzleşirken,
gerçek güçler birbirleriyle savaşıyorlar: Ordu, para, ve toplumcu uç kümeler.’’
Einstein Sionizm ve Pasifizm için tam destek vermiş olarak bilinir. Birincisi
doğrudur. ABD’de Nükleer Bomba üretilmesi için sürdürülen kampanyada öncü
rolünü üstlenmeyi, politikacıların ve askerlerin bile kararsızlık ve duraksama
gösterdikleri bir konuda kararlılığın ne olduğunu göstermeyi bir tutarsızlık
olarak görmediğimiz düzeye dek, ikincisi de doğrudur. Einstein Ayrıca ‘dünya
hükümeti’ idealini de savundu. (Bertrand Russell ABD’nin doğrudan dünya
egemenliğinin daha iyi olacağını savundu (Icarus’ta). Bu insanlara
Barış ödülleri verildi.)
Einstein Berlin’de politikacılarla
En solda Max Planck
Amerika Başkanı Harding
ve National Academy of Sciences, Beyaz Saray, Washington, DC, Nisan 1921.
Albert Einstein Başkanın solunda duruyor. Bu panoramik küme fotoğrafı Fred
Schutz tarafından çekildi. Baskı 38" x 10" boyutlarındadır.
1922 Nobel ödülünü almak için İsveç’e gitti. Ayrıca
20’lerde İngiltere, Fransa, Avusturya, Çekoslovakya ve Güney Amerika’ya
yolculuklar yaptı.
1930 ve 1933 yılları arasında her kışı Kaliforniya
Uygulayım Kurumunda, her ilkbaharı Berlin’de geçirdi. Bu arada Almanya’da
anti-Semitizm ve Nazi devimi güçleniyordu.
1932 Almanya’dan ayrıldı ve bir daha geri dönmedi.
1933 Bir kez daha Alman yurttaşlığından vaz geçti.
New Jersey, Princeton, Institute for Advanced Study’ye katılması için bir
çağrıyı kabul ederek ABD’ye yerleşti.
1936 Karısı Elsa öldü.
1939 Einstein nükleer fizikle ilgilenmedi. O kuramcı
ve matematikçiydi. Bu nedenle o yıl ona yardım isteğiyle gelen nükleer
fizikçilerin kafalarında olan şey bilimsel değil ama politik bir sorundu.
Uranyum çekirdeğinin yarılması yakınlarda keşfedilmişti. Eski bir dostu
olan Leo Szilard ve başkaları Uranyumun olağanüstü yıkıcı etkisi olan bombalar
üretmek için kullanılabileceğini belirttiler. Nazi Almanyasının böyle bombalar
yapabileceğinden korkuyorlardı. On yıllardır pasifist olduğunu vurgulamış
olan Einstein Amerikan Başkanı F. D. Roosevelt’e sunulan ve ondan bomba
yapma konusuna eyleme geçmesini isteyen bir mektubu imzalamayı kabul etti.
1940’ta imzalanan bir ikinci mektup Birleşik Devletler hükümetini nükleer
bomba yapımı konusununda devime geçirdi. (Bomba Oppenheimer tarafından
yapıldı ve Einstein’ın üretimde herhangi bir rolü olmadı. Naziler için
Bomba yapımını üstlenen ise Heisenberg’den başkası değildi. Kütle hesaplamalarındaki
yanlışlıklar tarafından tasardan vazgeçmeye götürüldü.)
Einstein’ın Roosevelt’e
bomba
üretmenin olanağına ilişkin
mektubu
1940 Einstein Amerikan yurttaşlığına geçti.
1952 Önerilen İsrail Cumhurbaşkanlığı görevini
kabul etmedi.
1955 Einstein 18 Nisan, 1955, Princeton, New Jersey,
ABD’de öldü.
Princeton'daki evi