COPLESTON
FELSEFE TARİHİ
ÇAĞDAŞ FELSEFE
CİLT 7 BÖLÜM 1a
Frederick Copleston
Alman İdealizmi
(1963)
Birinci baskı 1990,
ikinci baskı 1996
Çeviren: Aziz Yardımlı
ISBN: 975 397 000 5
11.5
X 19 cm 184 sayfa |
|

COPLESTON FELSEFE TARİHİ
Alman İdealizmi
ÇAĞDAŞ FELSEFE
CİLT 7 BÖLÜM 1a
-
AZİZ YARDIMLI
Fichte ve Schelling Alman İdealizmi
olarak bilinen bir felsefi süreçte Kant ve Hegel arasında, Arı Usun Eleştirisi’ni
üreten kuşkucu ile Arı Usun Bilimi’ni üreten felsefeci arasında dururlar.
Bu düzeye dek, çabaları Hegel’in çalışmasında noktalanan Alman idealistleri
Kant’ın inanca yer açabilmek için bilgiyi bir yana atan sözde ‘felsefesi’ni
bir yana atarlar. Çünkü bilmeyen bir felsefe felsefe değildir. Kant’ın
konumunun hiçbir tanıtlaması yoktur. Ve hiçbir tanıtlamanın olmadığı yerde
hiçbir felsefe yoktur. Yalnızca bulanık bir çocuksu söylem vardır. Ya da,
bir bilinç bozulması vardır ki, orada bundan böyle usun yerini usdışı kapar.
Kant’ın usdışına açtığı kapıdan ilkin Schopenhauer ve Nietzsche ve Kierkegaard
geçerek insan kavramının bu bütünsel bozuluşuna, kuramsal, törel ve estetik
çürüyüşüne anlatım verdiler, ve bu modern kötümserlik ve nihilizm adına
Fichte, Schelling ve Hegel’in idealizmlerine saldırdılar.— Tanıtlama felsefe
demektir, felsefenin parolasıdır, ve felsefe tarihinde ilk kez Fichte kategorileri
ussal olarak çıkarsama girişimini başlatır. Tüm kötümser senaryonun tersine,
insanın Kendisi ile ve Evreni ile barışçıl bir birleşmeye ve eksiksiz bir
uyuma yetenekli olduğunu, evrende küçücük bir nokta, bir hiç olmadığını,
belirleniminin sonsuz değerde olduğunu anlatır. Öte yandan, Doğanın Kant’ın
sandığı gibi öznel bir öcü olmadığı, kendinde-şeyin yüzeysel bir görüngüsü
olmadığı, tersine baştan sona nesnel bir ussallık, Biçimle kuşatılı ve
örülü Özdek olduğu kavrayışı modern felsefeciliğe Schelling’in bir anımsatmasıdır.
Bu iki harika insan Henüz Platon ve Aristoteles’e bakmasalar da, onlarda
bulabilecekleri pekçok şeyi kendi çabalarıyla kavradılar. Daha da önemlisi,
yürekleri Spinoza’nın Bilgiyi ve Sevgiyi, Anlamayı ve Erdemi bir gören
sözleri ile atıyordu. Onu romantikleştiren toy boyutu sildiler, Goethe’nin
hastalıklı olduğunu söylediği romantizmi bırakıp sağlıklı olduğunu söylediği
klasisizmi kavradılar. Ama en önemlisini, gerçeklik bilinci olarak felsefenin
insanın tüm düşünen çağlarının bir birikimi olduğunu, bu çabadan bilinçli
olarak yararlanmanın doğal ve zorunlu olduğunu Hegel’e dek, en sonunda
modern felsefi girişimi Eytişim ile tam olarak buluşturan bu en özgür bilince
dek kavrayamadılar. Gene de, Usun doğasının kuşku değil ama güven olduğunu
görerek, insana değer vererek, onu gerçekliğe ve özgürlüğe değer görerek
felsefenin modern dünyada olgunlaşmasına doğru paha biçilmez katkılarda
bulundular.
|
|