Platon
yayınlar
noeta
okumalar
sanat
metinler
yaşamöyküleri
olaylar
alışveriş
indirme
yazışma
iş
bağlantılar


COPLESTON
FELSEFE TARİHİ
YUNANİSTAN VE ROMA  FELSEFESİ
CİLT 1BÖLÜM 2b
Frederick Copleston
Helenistik Felsefe 
(1946)
Birinci baskı 1990,
ikinci baskı 1996
Çeviren: Aziz Yardımlı
ISBN:  975 397 008 0
11.5 X 19 cm 140 sayfa
 
 

COPLESTON FELSEFE TARİHİ
Helenistik Felsefe
YUNANİSTAN VE ROMA FELSEFESİ 
CİLT 1 BÖLÜM 2b
AZİZ YARDIMLI

 
 

Antik Ege ekini Asya’nın görkemli uygarlıkları karşısında en azından çocuksu ve sönük görünür, sessiz tarihlerinde gelişime kapanan o erken olgunlaşmalara karşıt olarak birlikten yoksun bir kaynaşma gibi durur. Ama tam bu bireysel özgürlükten başka dayanıklı hiçbir öğesi olmayan ekinsel akışkanlıktadır ki bütün bir Dünya Tarihini ileriye devindirecek güdü diri kalmış, despotik bütünleşmeyi tanımayan bireysellik tini kendini evrensel insanlık idealleri olacak boyutlarda özgürce açındırmıştır. Böylece estetik Güzelliği ilkin insanın kendisinde yaratan antik dünya duyunç güzelliğini erdemde kristalleştirmiş, bilinçsiz törel yaşamı öğretilebilir, anlıksal bir karakter yaşamı yapmıştır. Yurttaş aynı özgür duyunç zemininde şekillenmiş, kendi erdeminden başka hiçbir yetke tanımayan ve salt kendi töresini yasa yapan özgür yurttaşlık istenci demokrasinin özü olmuştur—sürü yönetiminin değil ama eğitimli/erdemli ulus yönetiminin. Ve Aristoteles’in öğrencisi Büyük İskender bütün dünyaya kendi ‘Ben’inin, o özgür Helenik istencin biçimini vermeye çıktığı zaman eyleminde tarih Dünya Tarihi olmuş, Akdeniz’den Orta Asya’ya dek uluslar evrensel bir Güzellik, Töre ve Bilgelik ekininde kaynaşmışlardır. Gene de tarihin bu renkli oyunu daha etkili bir birleştirici gücün, ezici Roma erkinin egemenliğinde sonlanacak, antik özgürlük Roma tininin sıkıdüzeni, tüzenin despotizmi altında yitecekti.—Öz-denetimin ve soyut erdemin soylu simgesi olan ussalcı Stoacılık böyle bir korku ve endişe dünyasına evrensel tepki olarak bir felsefe olmaktan çok bir yaşam anlayışının anlatımıdır. Birey artık istencine yalnızca boyun eğmeyi öğretir, Stoacı us en uç konumunda bedensel acıya aldırmamaya dek dış dünyaya karşı tam bir ilgisizliği erdem olarak aklar. Epikürcülük, acıyı olumsuz birşey olarak yoksayan Stocılık ile karşıtlık içinde, bu acıyı yoksamanın kendisi olarak hazzı onaylar, bilime ilgisizliği içinde yaşamı yalnızca duyusallığın terimlerinde anlar. İnsan için bundan böyle evrende Nous yitmiş, bir yılgı atmosferinde İdea anlaşılmaz olmuş, felsefe düşüncenin göksel sonsuzluğundan duyu pekinliğinin kuşku toprağına düşmüştür. Böylece sonunda Helenistik felsefenin kendini kuşkucu epokhede, yargının askıya alınmasında tüketmesi atılacak son adımdı.—Kurgul felsefe Aristoteles’ten sonra ancak Farabi ile bir kez daha gün ışığına çıkacak, İkinci Öğretmenin eşit ölçüde yürekli özgürlüğünde felsefe ussal çözümlemesini bir kez daha, ama bu kez kendi tarihsel gerecine uygulayacaktı.

IDEA YAYINEVI / IDEA PUBLISHINGHOUSE - ISTANBUL
Bu sayfa 1/1/1999'da yüklenmiştir
15/01/2000 tarihinde güncellenmiştir
Site tasarı ve yapım M. Diren
eurora@ideayayinevi.com
© İDEA YAYINEVİ 1999