COPLESTON
FELSEFE TARİHİ
ÇAĞDAŞ FELSEFE
CİLT 4 BÖLÜM c
Frederick Copleston
Leibniz
(1960)
birinci baskı "Kıta Ussalcılığı" olarak
düzenlenen ciltte 1990,
ikinci baskı 1996
Çeviren: Aziz Yardımlı
ISBN: 975 397 029 3
11.5 X 19 cm 112 sayfa
|
|

COPLESTON FELSEFE TARİHİ
Leibniz
ÇAĞDAŞ FELSEFE
CİLT 4 BÖLÜM c
-
AZİZ YARDIMLI
İnsanın
güzel olana yönelme ve çirkin olandan uzaklaşma, iyi olanı isteme ve kötü
olandan kaçınma, gerçek olanı doğrulama ve yanlış olanı yadsıma gibi bir
eğilimi vardır. Ya da, insan bir bütün olarak duyu, yürek ve ustur, duyum,
duygu ve düşüncedir. Felsefe Usun bilgisidir. Eğer bilginin aracı olarak,
gerçekliğin aracı olarak duyum ya da algı, ya da duygu, sezgi, esin vb.
ileri sürülüyorsa, bu yetilerin doğal olarak düşünmedikleri, sundukları
izlenimlerin, tasarımların, duyum ya da duyguların düşünceye dayalı pekin
ve gerçek bilgi ile bir olmadıkları anımsanmalıdır. Tersine, bu düzlemde
belirlenen insan bilincinin ancak kuşkulu olabildiğini kuşkuculuk bile
pekinlikle doğrular. Gerçeklik düşüncenin, usun kendi doğasıdır, ne bir
öcüdür, ne de insan usundan kaçan bir öte-yandır. Us kendi doğasında gerçekliktir,
düşünme yetisinin özsel işlevi gerçekliğin kendisidir: Doğal us parçanın
bütünden büyük olduğunu, A = B, C = B, öyleyse A = C olduğunu, bir teğetin
bir eğriyi tek bir noktada kestiğini, her etkinin bir nedeni olduğunu,
koşut çizgilerin kesişmediklerini (koşutluğun ussal olduğunu), sonsuzun
bir sayı ya da sayılabilir olmadığını, iyinin ve doğrunun ve güzelin doğrulanabilir
ve kötü olanın yadsınabilir olduğunu yadsımaz. Bu açık ve seçik idealardan,
bu doğal gerçekliklerden kuşku duymak, bunların saltık olmadıklarını düşünmek
usdışı dediğimiz şeydir ve göreciliğin yaptığı şey tam olarak budur. Kuşkuculuk
tam bir us-yarılmasını doğrulayarak geriye ne gerçeklik ne de değer, ne
doğru ne de eğri, ne iyi ne de kötü bırakır. —Ussal insan için önemli olan
şey kavramları, beyninin en değerli yetilerini doğru ilişkileri, eytişimleri
içinde kavrayabilmek, onları görgül dünya ve yaşam üzerinde doğru olarak
uygulayabilmek, kötülüksüz, olanaklı en iyi insanı gerçekleştirebilmektir.
Ancak insanları iyi ve doğru ve güzel olan bir dünyanın olanaklı en iyi
dünya olduğunu bilmektir. Leibniz’in Us uyumdur ilkesine göre, uyumlu ilişkileri
içinde kavranan ussal dizgenin biricik gerçeklik ve biricik anlam olabildiğini
görmektir. Bu kavrayışı geliştirme sürecinin kendisi Eğitimin kavramı,
gerçekliği, yeterli ideasıdır. Eğitim böylece dar, özel, soyut bir bilinç
kesitinin oluşturulması değil, bütün bilince şu ya da bu dışsal ıvır zıvırın
biçiminin verilmesi değil, ama gerçekliğin biçiminin verilmesidir. Ve tüm
insanlar için.
|
|