COPLESTON FELSEFE TARİHİ
ÇAĞDAŞ FELSEFE
CİLT 4 BÖLÜM B
Frederick Copleston
Spinoza
(1960)
Birinci baskı "Kıta Ussalcılığı"
olarak düzenlenen ciltte 1990,
ikinci baskı 1997
Çeviren: Aziz Yardımlı
ISBN: 975 397 032 7
11.5 X 19 cm 104 sayfa
|
|

COPLESTON FELSEFE TARİHİ
Spinoza
ÇAĞDAŞ FELSEFE
CİLT 4 BÖLÜM b
AZİZ YARDIMLI
Spinoza da Descartes’ın sorunundan,
Düşünce ve Varlığın eytişiminden başladı. Bu analitik bölünmeyi
yenen Töz, karşıtların bu diyalektik Birliği Spinoza için biricik Gerçekliktir.
Onun için anlamın sonsuzluğunu, değerin en yükseğini sunan şeye Tanrı mı,
yoksa Doğa mı, yoksa Evren mi dediğinin en sonunda hiçbir önemi yoktur.
Önemli olan şey insanın kendisinin yalnızca bir kipi olduğu bu ussal Töz
üzerine eksiksiz bilgisidir, çünkü ancak bu bilinç düzleminde kendi değerine
yaraşır bir yolda varolabilecektir. Bu Bütün, Spinoza’ya göre, yalnızca
uzam ve düşünce yüklemleri altında kavranabilir. Varolan herşey uzamdır,
özdektir. Ama aynı zamanda ve eşit ölçüde herşey biçimdir, kavramdır. Başka
hiçbirşey yoktur, ya da hem özdek hem de biçim olan Tözün dışındaki herşey
insan düşüncesinin bir yaratısı, yalnızca bir düşünce-şey, varolmayan birşeydir.
Spinoza böyle bir özdek/biçim dizgesinde herşeyin Doğa yasaları altında
durduğu, herşeyin belirli olduğu, ve dolayısıyla sıradan Özgürlüğün ya
da İstencin bir yanılsama olduğu vargısını çıkardı. Ve Doğaya bağımlı bilinci,
yalnızca etkilenen, yalnızca edilgin ve bir tepki olan bilinç durumunu
Kölelik olarak gördü. Bu kendi doğasını kavramayan, varoluşu ona yabancı
bir dışsallık tarafından belirlenen bilgisiz, özgürlüksüz, erdemsiz bilinçtir.
Böyle bir varoluş eksiktir, ve acı ve nefrete, kötülük ve yokediciliğe
açık yetersiz insan ideasıdır. Bu bilinç kendini eğitmeli, erişebileceği
en yüksek biçimi, gerçeklik biçimini kazanmalıdır. Eğitim yetersiz idealarının
yeterli idealara yükseltilmesinden, tasarımın kavramın arılığına ulaşmasından
oluşur. Ve yeterli ideaya erişmek gerçek olanı anlamaktır. Ama anlamak
doğrulamaktır, doğru olanı yapmak ve eğri olanı reddetmektir. Anlak ve
İstenç çakışırlar. Kötü ve eğri insan yalnızca iyi ve doğru olanı bilmediği
için kötü ve eğridir, ve ussal bilgi olmaksızın kötü ve eğri kalmak zorundadır.
Oysa iyi ve doğru olanı bilen insan yalnızca iyi ve doğru olanı ister ve
yapar.—Spinoza için insan birliği yalnızca ideal düzlemde, yalnızca gerçeklik
biçiminde olanaklı ve istenebilirdir. Eğitim bu bilinç değişiminden başka
birşey değildir, ve yarı-insandan bütün insana bu dönüşüm felsefenin, varoluşun
gerçek anlam ve değerinin aranacağı boyuttur.
|
|