SIGMUND
FREUD
Metapsikoloji
Haz İlkesinin Ötesinde,
Ego ve İd ve başka yapıtlar
Çözümlemeler ve Notlarla Çeviren Aziz
Yardımlı
—
u
—
SIGMUND
FREUD 1856’da Moravia’da doğdu.
Sekiz yaşından seksen
iki yaşına dek evi Viyana’daydı. 1938’de Hitler’in Avusturya’yı
ilhak etmesi üzerine Londra’ya sığındı ve ertesi yıl
orada öldü. 1881’de tıp fakültesini bitiren Freud 1885-6’da
Paris’te Charcot’nun yanında çalışıtı ve bu sırada ilgisi
ruhbilime döndü. Viyana’da Breuer ile birlikte yürüttüğü
klinik çalışmanın sonucu ruhçözümlemenin doğuşu oldu.
İlkin sinirceli hastaları iyileştirmek için bir yöntem
olarak amaçlanan ruhçözümleme kısa bir süre içinde sağlıklı
durumu da kapsamak üzere genel olarak ruhsal yapının
doğası üzerine bir kurama doğru gelişti. Başlıca düşlerin
çözümlemesi üzerine bulguları izleyerek, Freud bilinçsiz
süreçlerin sinirce belirtilerini olduğu gibi normal
düşünce ve davranışları da etkileme düzeneklerini ortaya
çıkardı. Ruhçözümleme henüz Freud'un ona kalıt bıraktığı
bütün bir sorunlar kütlesiyle yüklü olsa da, ve inakçı
Batı akademizminin elinden en küçük bir iyileşme görmemiş
olsa da, yüz yıl boyunca onu gömmeye çalışan tüm sinirceli
ve hileli saldırıların elinden en küçük bir zarara uğramış
da değildir. Ruhsuz ve ussuz modernizmin kalıt aldığı
tüm bilimler gibi, fizik ve matematik gibi, tarih gibi,
yaşambilim gibi, ve güzel sanat gibi, ve felsefenin
kendisi gibi, yalnızca daha da büyümek üzere dipdiri
ayaktadır.
-
Aziz
Yardımlı
|
‘‘İki
içgüdü türü [yaşam ve ölüm içgüdüleri] arasındaki
karşıtlık için sevgi ve nefret kutupsallığını
ortaya getirebiliriz. Eros’un bir temsilcisini
bulmada hiçbir sıkıntıya düşmeyiz; buna karşı,
yakalaması güç olan ölüm içgüdüsü için kendisine
nefret tarafından yol gösterilen yoketme içgüdüsünde
bir temsilci bulabilirsek bundan büyük hoşnutluk
duymamız gerekir. Şimdi, klinik gözlem yalnızca
nefretin beklenmedik ölçüde düzenli olarak
sevginin eşliğinde olduğunu (iki-değerlilik)
değil, yalnızca insan ilişkilerinde nefretin
sık sık sevginin bir ön habercisi olduğunu
değil, ama ayrıca bir dizi durumda nefretin
sevgiye ve sevginin nefrete dönüştüğünü de
gösterir. Eğer bu dönüşüm salt zamansal bir
ardışıklıktan daha çoğu ise, o zaman açıktır
ki erotik içgüdüler ve ölüm içgüdüleri arasındaki
ayrımın zemini yiter.’’
Sigmund
Freud, Ego ve İd.
|
|